14 Mayıs, 2015

Supla ve örgü sepet denemeleri

Mayıs ortası oldu ve havalar hala dengesiz gidiyorken (iki gün önce kapı pencere açık oturyorken dünden beri yine çoraplara ve hırkalara geri döndüm zira ), yeni projelere devam ediyorum. Bu yazımda size son ördüğüm suplam ve sepetimle ilgili deneyimlerimi yazacağım.

Öncelikle supladan bahsetmek istiyorum. İnstagramda kendisini takip etmekten zevk duyduğum @dileksworld un anlatımıyla ördük bu suplayı (etiketimiz #yazlıksupla ) ...


Ben 1:1 ölçüyle şeffaf tutkalı sulandırıp suplamı önce güzelce bu karışımda yıkadım, fazla tutkalı sıkıp sonra düz bir zeminde iğneleyip gerdirdim. Model harikaydı, sonuç da harika oldu. Yalnız biraz fazla gerdirmişim  biraz büyük gibi oldu, ama mutfak masamın ortasında harika duruyor :) 





Ve sepet...Sepet konusunda yazılacak çok şey var. Sepetin modeli aslında bir çok mağazada satılan bir model, sanırım oradan esinlenilmiş ve örülmüş. Ben sepeti örmeye  Derya Baykal'ın programına konuk olan Sibel Kavaklıoğlu'nu izleyerek başladım. Ve her zamanki gibi sinir olup darmadağın bir şekilde kalakaldım. Neden mi? Programı izleyenler ya da benim gibi sonradan videolarına ulaşanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır. Bir kez açıklama sadece çiçeklerin olduğu bant kısmını içeriyor. Yani tabanı nasıl örülecek, kaç zincir, kaç sıra, ya da nasıl birleştirilecek açık değil. " Ben kabaca anlatayım siz yolunu bulursunuz" tarzında bir geçiştirmeyle kalıplamaya geçiliyor. Kalıplamaya gelince bir yoğurt kabından söz ediliyor ama markete gidip de kalıp için kullanmak üzere yoğurt kaplarına bakınca çeşitli ebatlarda dikdörtgen yoğurt kabı olduğunu görüyorsunuz.Net olmayan bir nokta daha yani.



Ben bu sepetlerden ören bir çok kişi gördüm ve acaba benim ulaşamadığım detaylı açıklama var mıdır bir yerlerde diye çok araştırdım, ne yazık ki açıklama sadece dediğim çiçekli bant kısmı için var.

Sonuç itibariyle sinir oldum, neden mi? Bana göre bir model açıklıyorsanız, mutlaka detayları da vermelisiniz, modeli örmek isteyenler hep aynı deneyime sahip kişiler değil örgü konusunda. Ufacık bir detayın bile büyük farklar yarattığı bir uğraşı örgü, o yüzden siz detayları açıklamalı ve ondan sonra model açıkladım diye ortalarda gezmeli, tvlerde boy göstermelisiniz. Bir işi iyi yapmak demek popüler olmak demek değildir, ortalarda çok popüler olan ama hiç iş yapmayanlar da var...

Ve eğer bir hobi programı yapıyorsanız bunun hakkını vermeniz gerekir, dünyada başarılı bir çok örneği var, biraz esinlenmek, takip etmek gerekir diye düşünüyorum.

Ya da en azından programınızın süresi kısıtlıysa, web sitenizle programınızı desteklemelisiniz.

Ben biraz fazla titiz ve detaycıyım galiba bu konularda. Ben böyle kılı kırk yararken binlerce takipçisiyle sosyal medyada arzı endam ediyorlar, alkış alıyorlar, fan topluyorlar demek ki benim gibi olmamak lazım. Bir de keşke bu insanlar bir kez olsun "yine harika bir model", " yine yıkıyor ortalığı" diye lanse ettikleri modelleri aldıkları yerleri paylaşsa ve açıkca söyleseler, başkalarının emeğini kendilerine mal etmeseler...

Neyse daha fazla yazmayayım, yazdıkça sinirleniyorum gibi ...

Bu sepet ilk denemeydi, daha detaylandırılmış bir deneme ile yakında buralarda olurum, görüşmek üzere...

09 Mayıs, 2015

Geride Kalanlar

Herkese merhaba, sıcak günler başladı gibi...Gerçi Ankara'da ara ara sonbaharı hatırlatan serin ve yağmurlu günler yaşıyoruz ama yine de güneş artık daha sıcak :) Mutluyum sanırım :)

Bir süredir yazamadım, bitmiş bir çok şeyi ve yeni başlayan projeleri de ekleyemedim. Verdiğim bu araya kısa bir memleket ziyareti sıkıştırdım bir de...Hava oldukça güzeldi Didim'de ve Söke'de , biz de doyasıya keyfini çıkardık. Hatta  denize bile girdik :)

Gitmeden önce bitirdiğim Nilay'la beraber ördüğümüz şalı fotoğrafladım size bu yazımda. Şemaları Nilay'ın blogunda...Ben Sanayi Han'dan aldığım yünle ördüm bu şalı, sonuç bence oldukça hoş oldu. Şalı örmek de hem zevkli hem de kolaydı, Japonların harika şemaları sayesinde kolaycacık bitiverdi desem yeridir.








Yaz akşamları için uygun tiril tiril bir şal oldu ...Omuzlarınızı hafifçe örtecek, şık bir şal...





Şimdi elimde bir siparişim var, biran önce bitirsem rahat edeceğim, zira örülmeyi bekleyen bir çok şey var...Bu sıralar tığ işi şal örmek çok hoşuma gidiyor.Şimdiden bir kaç model belirledim, yünler, tığlar bile hazır sadece elimdeki siparişi ve ufak tefek yarım işleri bitirmem gerek....

Yakında görüşmek üzere, yeni projelerle...






25 Nisan, 2015

Yeni bir şal

Herkese merhaba, bu yazım yayınlandığı saatlerde ben memlekete doğru yola çıkmış olacağım. Nasıl heyecanlıyım anlatamam. Bugün biraz hazırlıkla, toplanma ve telaşla geçecek.Sabahtan ütümü yaptım, evi topladım, kahvaltı masası, yataklar felan...Şimdi bir kahve yaptım kendime biraz keyif sonra dışarıda yapmam gereken işlere koşuşturacağım.

Bu keyif sırasında yeni projemden bahsedeyim sizlere. Geçenlerde Nilay ile bir şala başladık biliyorsunuz (blogumu takip ettiğinizi her yazdığımı okuduğunuzu varsayıyorum :p ) . O şalımı bitirdim, biraz maceralı oldu ama bitti. Ütüledim, resimlemek ve sizlerle paylaşmak sonraya kaldı. Bu arada hemen yeni projelere ve elimdeki yarım işlere döndüm. Yeni projelerimden biri ise Nilgün ile şal örmek :) . Bu şal bir çok harika model arasından seçildi, zevkle örülebilecek ve ortaya harika bir şey çıkacak bir şal.




Sizlerde bizlerle birlikte örmek isterseniz şemalar için Nilgün'ün blogunu ziyaret edebilirsiniz. Herhangi bir sorunuz olursa bana, Nilay'a ve ya Nilgün'e yorum bırakın yeter :)

Ben Alize Şal ile başladım bu şala, tığım ise 3 mm . Şimdilik örmesi zevkli, biter bitmez sizlerle paylaşmayı umuyorum...

Görüşmek üzere :)

23 Nisan, 2015

Bir Çekiliş Haberi

Soğuk bir Nisan akşamından herkese iyi akşamlar. Ve en çok sevdiğim bayram akşamından sevgiler: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ! Sizi bilmem ama tüm bayramların (dini ve milli ) en sevdiğim bayram olmuştur 23 Nisan...Hani hep deriz ya "nerede o eski bayramlar", evet eski tadı, görkemi, heyecanı yok belki kimselerde ama yine de 23 Nisan en güzel bayram :) Tüm çocuklarımızın ve çocukların bayramı kutlu olsun!

Bu güzel bayramın akşamında sizlerle arkadaşımın düzenlediği bir çekiliş haberini paylaşmak istedim. Nilay'cığım içinden gelmiş (yani öyle özel bir gün felan değil) okuyucuları, takipçileriyle hediyeleşmek istemiş. İyi de yapmış. Çekilişine katılmak, ve gönlünden kopan bu hediyelere sahip olmak isterseniz buyrun Nilay'ın İlmekleri'ne...









Katılan herkese bol şans diliyorum :)

22 Nisan, 2015

Son berelerim

Merhaba, tam bir hafta oldu, meydan okuma bitti, yorgunum dinlenip geleceğim dedim, bir hafta sonra geldim :)

Dinlenmek bu kadar mı uzun sürdü?? Yok vallahi, hala dinlenemedim desem yeridir. Kısmetse hafta sonu memlekete gideceğiz diye, hazırlık, evde temizlik, koşuşturma...Anlayacağınız günlük hayat ne yazık ki çoğu zaman olduğu gibi buraya yazmama izin vermedi. 

Bugün sizlere bere meydan okumasında ördüğüm son dört bereyi resimledim. Ne yazık ki bir beremi bitiremedim, 20 günde 9 bere ördüm. Ama bere örmek gerçekten çok zevkli ve harika modeller var, devamı gelecek gibi belerin :)

Bere meydan okuması bana ne kazandırdı? Hemen söyleyeyim. Farklı modelleri örerken yeni teknikler denemiş oldum. Ama en önemlisi her bere için farklı yün kullandım. Yünleri seçerken modelin aslına en yakın özellikle yünü seçmeye çalıştım. Hani bazı yerlerde der ya "orta kalınlıkta yün" ya da "bebe yünü" vb. İşte öyle seçmedim yünlerimi. Modellerde yazan yünlerle bizdekileri karşılaştırdım. Yabancılar için kolay bir karşılaştırma yöntemi var. Yünün "weight" i, biz de kullanılmayan bir şey bu (yün üreten firmalardan biri keşke beni okuyor olsa da bu duruma bir çözüm bulsa). Uluslararası bir yün "weigth"  standardı var. Biz hariç neredeyse tüm dünyada kullanılan bir standart. Buna göre yünler kalınlıklarına göre sınıflandırılmış. Bir çok yabancı modelde kullanılan yünlerde bu sınıflandırmayı görürsünüz. Modelde kullanacağınız yüne karar verirken tek başına yeterli olmasa da size yol gösterecek bir kriterdir.Ben berelerimi örerken bu kriteri bol bol kullandım ve oldukça deneyim kazandım.

Örmek benim için sadece örmek değil anlayacağınız. Farklı teknikler, örgüye dair yeni şeyler öğrenmek ön planda. Sadece sevdiğim için ördüğüm bir çok şey var, ama her projede yeni, daha önce deneyimlemediğim bir şeyi deneyimlemek gerektiğine inanıyorum. Benim örgü örme konusundaki düsturum bu :)

Neyse gelelim berelerimize...




Bu beremiz Drops Design'in beresi. Bu berede Bravo'nun Jaspe'sini kullandım. Lastiği için 2,5 mm, geri kalanı içinse 4 mm misinalı şiş kullandım.




Bu beremiz Cable Hat, beni en çok uğraştıran bere. Tam 5 gün sürdü berenin ortaya çıkması. 5 gün boyunca şiş ve yün değişikliği yapıp durdum. Ama uygun olacağını düşündüğüm yünü ve şişi bulunca 2 saat içinde bereyi örüp bitirdim. 
Bu berede Nako Kış Güneşi'ni kullandım. Şişlerim ise lastik için 7 mm, diğer taraflar içinse 8 mm.






Giftie Slouchie Beanie...beni üzmeyen berelerden biri, Alize Lanagold Midi ve 6 mm şiş...Sonuç harika :)



Ve son bere...Jejune...ismi bile bir başka güzel. Örmesi çok zevkli ve kolay bir bereydi. Bundan sanırım daha örerim :). Alize Lanagold yün ve 4,5mm şiş...


Bere örmeyi çok seviyorum. Elimdeki yarımlar bitsin en kısa zamanda beğendiğim bir dolu modelden bir kaç tane daha örmeyi planlıyorum.

Herkese bol örgülü günler (örmeyi seven herkese ) diliyorum :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...