Ufak işler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ufak işler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz, 2017

Kırlentler ve ortancalar

Merhaba,
Bugün günlerden pazar...Bilgisayarımın başında oturuyorum, elimde örgüm. Birden canım bloguma yazı yazmak istedi, çok çok çok uzun bir süredir yazmıyorum malumunuz; özlemişim :)

Örmeye hiç ara vermedim bu süre içerisinde. Hatta yeni konularda yeni ustalıklar (!) edindim. Farklı şeyler örmeyi severim, hoşuma giden her şeyi deniyorum. Bu sıralar sıcakların verdiği rehavetle bol bol tığ işi var elimde, özellikle de suplalar.



Son bitenler ise - aslında tam olarak bitmediler- kızımın odasının yastık kılıfları.



2 gün öncesine kadar canım arkadaşım Nilay'ın Sapanca'daki yazlığındaydık, orada da örmeye devam ettim, fotoğraftaki harika ortancalar onun bahçesinden.
Yastık için kolay bir model seçtim ama henüz bitmedi, bitince daha şirin olacaklar.








İpim Alize Bambu, tığ 3 mm...İpleri fi tarihinde almıştım, devamları yok, kırlentlerin ebadına ulaşmak için biraz farklı iplerle karıştırmam gerekecek.Aklımda bir şeyler var umarım sonuç şirin olur düşündüğüm gibi :)

Şimdi elimdeki işe geri döneyim, bir sürü yarım iş beni bekliyor...İnstagramda daha güncel paylaşımlarım oluyor, takip etmek isterseniz, beklerim :)

Sevgiler





30 Haziran, 2015

Supla Aşkına!

Az önce yağan sağanağın serinliğinde yazıyorum bu yazıyı. Bazen hava o kadar serin oluyor ki bu günlerde evde kapıyı pencereyi kapatıp oturuyorum.

Gerçi iyi tarafları da var benim gibi miskinler için, bol bol kitap okuyorum; yağmurlu havada yapılacak en güzel şeylerden biri olduğu için...Bol bol örmeye çalışıyorum, bir diğer güzellik olduğu için.

Bugünlerde özellikle çabuk biten fazla yormayacak (ama bazen küçük olmasına rağmen sinir bozucu detaylara da denk gelmiyor değilim) modelleri tercih ediyorum. Ve yeni takıntım "doily" denilen bizim dantel örtüler.Bu modellerden harika supla modelleri örülüyor, hatta runnerlar...İşin püf noktası dantel modellerini dantel ipleriyle değil, pamuklu iplerle, merserizelerle ve kalın tığla örmek...Evinizde mutlaka çok sevdiğiniz bir dantel örtünüz vardır, bir deneyin derim...Bu arada bu modellerin biraz basitlerini, penye ipler dediğimiz kalın iplerle ve çooook kalın tığlarla örüp paspas veya kilim gibi sunanlar  da var :)

Bugün sizinle yeni biten suplalarımdan birini paylaşacağım. Yine Etsy dükkanımda satışa sunduğum bir model, ve dileyenlere sipariş üzerine örebileceğim bir model.




Bu suplayı Nako Pırlanta ve 3,5 mm tığ ile ördüm. Sonuç çok hoş oldu. Farklı iplerle denenebilecek çok cici bir model.






Bu supladan sipariş vermek isterseniz bana ınstagramdan, Facebookdan ve e-mail adresimden ulaşabilirsiniz.

Ve aman yok sipariş veremem, ben örerim kendime bundan diyorsanız, Falando de Croche yi ziyaret edin. Adım adım açıklaması var hatta bir de videosu koymuş Sonia Maria bu suplanın yapılışı ile ilgili.
Ve blogu gezmeyi de unutmayın, yararlanabileceğiniz daha bir çok güzel açıklama ve model var .


Bugünkü yazımı gökgürültüleri eşliğinde sonlandırıyorum...Sanırım bir sağanak daha geliyor...
Görüşmek üzere!


23 Haziran, 2015

Yaz gelmese de ...

Yaz gelemedi bir türlü :(....

Bu yıl nedense yaz gelemedi, dün öğleden sonra başlayan yağmur neredeyse tüm akşam devam etti, ve sabah kalktığımda gördüğüm kadarıyla gece de yağmış. Haziran ayı bitmek üzere ama hala sıcaklardan yakınmıyorum :P

Yaz gelemese de ben sıcacık güneşin renklerini kullanarak örgülerimde  yazı hissetmeye çalışıyorum...

Turuncu koton ipime çok uygun olan bu güzel çantayı neredeyse bir oturuşta ördüm bitirdim. Fazla büyük bir çanta olmadı, ufak bir şey, hani yazın plaja giderken, içine güneş kreminizi, telefonunuzu, bir kitabınızı atıp yanınıza alabileceğiniz türden.





Bu çantadan örmek isterseniz size buradan şemalarına ulaşabilirsiniz. Örmekle uğraşmam, istediğim renkte sen bana ör gönder derseniz, bana Instagram, Facebook ve e- mail adresimden ulaşabilirsiniz.






Yaz için böyle sıcacık renklerle farklı şeyler örmeye devam ediyorum ben...Yenilerini paylaşma dileğiyle, hoşçakalın....

12 Haziran, 2015

Yağmurlu günler

Bugünlerde hep yağmur var Ankara'da...Gün içinde yazdan bahara, güneşten yağmura geçip duruyoruz. Hele ki geçenlerde öyle yağmur yağdı ki, bir çoğunuz haberlerden de takip etmiştir, Ankara sular seller altındaydı...

Yağmurlu günlerde örgü örmek daha bir güzel, hele de yanında bir fincan sıcak kahve ve ya orta şekerli Türk kahvem varsa...

These days are all rainny in my city and crocheting is my favorite thing to do...
 Here ara my latest projects; tablemats and coasters.

Bir süredir tüm diğer örgülerimin yanında renk renk suplalar örüyorum. Son ördüklerimi Etsy dükkanıma ekledim, şimdi müşterilerini bekliyorlar.




Bu suplalar arama yaptığınızda karşınıza en çıkacak model. Çok örülmesine rağmen çok sevimli olduklarını düşündüğüm için ben de ördüm.





Sizler de örmek isterseniz şablonuna buradan ulaşabilirsiniz.


You can find these palcemats and coasters on my Etsy shop.

And you can crochet them, her is the link to pattern of tablemat and coasters.


Ben suplalarımda Nako Pırlanta kullandım, tutkallamama gerek kalmadı, oldukça tok düştü örgüsü ve ütülemek yeterli oldu. Ama ufak bir tavsiye çok sıcak ütülemeyin fazla incelmesin...

Ben şimdilik supla örmeye devam ediyorum, tabi ki araya bir çok farklı projede alarak...

Bu arada bu suplalara aynı model bardak altlıkları çok yakışır diye düşündüm  ve renk renk bardak altlıkları da ördüm (bu bardak altlıklarının örülmesinde kardeşimden biraz destek aldım)..



Bu sıralar tığla örgü örmek çok keyif veriyor, yakında yeni projelerle karşınızda olmayı diliyorum...

Görüşmek üzere

14 Mayıs, 2015

Supla ve örgü sepet denemeleri

Mayıs ortası oldu ve havalar hala dengesiz gidiyorken (iki gün önce kapı pencere açık oturyorken dünden beri yine çoraplara ve hırkalara geri döndüm zira ), yeni projelere devam ediyorum. Bu yazımda size son ördüğüm suplam ve sepetimle ilgili deneyimlerimi yazacağım.

Öncelikle supladan bahsetmek istiyorum. İnstagramda kendisini takip etmekten zevk duyduğum @dileksworld un anlatımıyla ördük bu suplayı (etiketimiz #yazlıksupla ) ...


Ben 1:1 ölçüyle şeffaf tutkalı sulandırıp suplamı önce güzelce bu karışımda yıkadım, fazla tutkalı sıkıp sonra düz bir zeminde iğneleyip gerdirdim. Model harikaydı, sonuç da harika oldu. Yalnız biraz fazla gerdirmişim  biraz büyük gibi oldu, ama mutfak masamın ortasında harika duruyor :) 





Ve sepet...Sepet konusunda yazılacak çok şey var. Sepetin modeli aslında bir çok mağazada satılan bir model, sanırım oradan esinlenilmiş ve örülmüş. Ben sepeti örmeye  Derya Baykal'ın programına konuk olan Sibel Kavaklıoğlu'nu izleyerek başladım. Ve her zamanki gibi sinir olup darmadağın bir şekilde kalakaldım. Neden mi? Programı izleyenler ya da benim gibi sonradan videolarına ulaşanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır. Bir kez açıklama sadece çiçeklerin olduğu bant kısmını içeriyor. Yani tabanı nasıl örülecek, kaç zincir, kaç sıra, ya da nasıl birleştirilecek açık değil. " Ben kabaca anlatayım siz yolunu bulursunuz" tarzında bir geçiştirmeyle kalıplamaya geçiliyor. Kalıplamaya gelince bir yoğurt kabından söz ediliyor ama markete gidip de kalıp için kullanmak üzere yoğurt kaplarına bakınca çeşitli ebatlarda dikdörtgen yoğurt kabı olduğunu görüyorsunuz.Net olmayan bir nokta daha yani.



Ben bu sepetlerden ören bir çok kişi gördüm ve acaba benim ulaşamadığım detaylı açıklama var mıdır bir yerlerde diye çok araştırdım, ne yazık ki açıklama sadece dediğim çiçekli bant kısmı için var.

Sonuç itibariyle sinir oldum, neden mi? Bana göre bir model açıklıyorsanız, mutlaka detayları da vermelisiniz, modeli örmek isteyenler hep aynı deneyime sahip kişiler değil örgü konusunda. Ufacık bir detayın bile büyük farklar yarattığı bir uğraşı örgü, o yüzden siz detayları açıklamalı ve ondan sonra model açıkladım diye ortalarda gezmeli, tvlerde boy göstermelisiniz. Bir işi iyi yapmak demek popüler olmak demek değildir, ortalarda çok popüler olan ama hiç iş yapmayanlar da var...

Ve eğer bir hobi programı yapıyorsanız bunun hakkını vermeniz gerekir, dünyada başarılı bir çok örneği var, biraz esinlenmek, takip etmek gerekir diye düşünüyorum.

Ya da en azından programınızın süresi kısıtlıysa, web sitenizle programınızı desteklemelisiniz.

Ben biraz fazla titiz ve detaycıyım galiba bu konularda. Ben böyle kılı kırk yararken binlerce takipçisiyle sosyal medyada arzı endam ediyorlar, alkış alıyorlar, fan topluyorlar demek ki benim gibi olmamak lazım. Bir de keşke bu insanlar bir kez olsun "yine harika bir model", " yine yıkıyor ortalığı" diye lanse ettikleri modelleri aldıkları yerleri paylaşsa ve açıkca söyleseler, başkalarının emeğini kendilerine mal etmeseler...

Neyse daha fazla yazmayayım, yazdıkça sinirleniyorum gibi ...

Bu sepet ilk denemeydi, daha detaylandırılmış bir deneme ile yakında buralarda olurum, görüşmek üzere...

07 Ocak, 2015

Keçe Fincan Kılıfları

Herkese merhaba...
Ama yok ya ben küstüm size, merhabamı geri alıyorum :(
En son yazdığım yazıya hiç yorum yapılmamış, demek ki kimse beni okumuyor artık, küstüm işte ....

Siz okumayın tamam ama ben yine de yazayım, belki birileri okur da bir yorum bırakır da ben de mutlu olurum :))

Yeni yıl yazılarım şimdilik keçeden gidiyor. Daha önceki yazımdaki doğum günü, yeni yıl hediyelerinin devamı bunlar. Çocuklara prenses ve prensleri yapınca öğretmenlere de bir şeyler yapalım dedik kardeşimle. Ve bu keçe fincan kılıflarında karar kıldık.Kardeşimle iş bölümü yaptık, kanaviçeleri o yaptı, keçeleri dikmek, kesmek, yapıştırmak, düğmeler vb. gibi ince işleri de ben (bu arada bilmem farkettiniz mi kardeşimden daha çok iş yapmışım izlenimi vermek için bir sürü detay yazdım :) )






Sonuç pek şeker oldu bana göre. Hediyelerimiz teslim edildi, ve dükkanımızda satılmak üzere portföyümüze bu kılıflar da eklendi.









Keçe ve diğer işlerimizden sipariş vermek isterseniz  Stitchland Dükkan'ı ziyaret edebilirsiniz. Henüz çok fazla ürünümüz yok (tembellikten resimleri ekleyemedim yoksa ürün çok ), zaman içinde yeni şeyler ekleyeceğiz. Takip edin takipte kalın :)

Bu arada örgüye devam ediyorum, yakında son günlerde yaptıklarımı sizlerle paylaşacağım...

Şimdilik hoşcakalın :)

03 Ocak, 2015

Yeni bir yıl mı??

Yeni yıl geldi, yeni sayfa bir çoğumuz için...Zira hep yaparız bir liste değil mi, yeni yıl da şunları yapacağım, bunları yapmayacağım vs. vs. diye.Ben bu yıl liste yapmadım, yapmayacak da gibiyim. Her  şeyi oluruna bırakacağım, hayırlısı ne ise o olsun; bu yıl da mı kilo veremeyeceğim, aman hayırlısı şişko olmaksa o olsun :) Bu yıl da bir sürü projeye başlayıp ancak 3-5 tanesini mi bitireceğim, olsun...Bu yıl da bir iki yazı yazıp aylarca ortalarda görünmeyecek miyim? Olsun, hayırlısı bu ise o da olsun bakalım :) Uzun lafın kısası saldım çayıra mevlam kayıra havasını "hayırlısı buymuşa" bağlayıp biraz "beta beyin dalgasından alfa beyin dalgasına"  (bakınız YOL-Metin Hara) geçiş yapacağım.Bakalım bu beni nereye götürecek???

Geçen yılın son haftası (Allah'ım 4 gün öncesinden geçen yıl diye bahsetmek de ne havalı oluyor böyle ! ) bir hayli yoğun geçti. Malumunuz (ya da bundan sonra malumunuz olsun) benim cimcimem 26 Aralık doğumlu, bu yıl kreşe başladığı için de doğum gününü kreşte de kutlayalım dedik. Ama ne hikmetse kreşteki çocukların hepsi Aralık'ın son haftası doğmuş, hem diğerlerinin doğum günleri hem de yeni yıl balosundan bize 25 Aralık' a gün verdiler. Bense büyük ihtimalle 26 Aralıktan sonra olur diye düşündüğüm için önceden ağırdan ağırdan doğum günü hediyelerini yapmaya başlamıştım tabi yetişmedi o güne...Biz de yeni yıl hediyesi olsun dedik, yeni yıl balosu yaptıkları gün verilmek üzere kızımın doğum gününde arkadaşlarına vereceği hediyeleri hazırladık.












Kızım bu sıralar prenseslere pek düşkün, oyuncakları, çizgi filmleri, kitapları ve bunlar yetmezmiş gibi iç çamaşırlarının üzerinde resimleri ile geniş bir koleksiyona sahip :)







Böyle olunca doğum günü için kızlara prenses erkeklere ise prens bebekler yapayım dedim keçeden. Süreç ve sonuç bence çok tatmin ediciydi. Öğretmenlerinin dediğine göre çocuklar hediyeleri aldıklarında çok mutlu olmuşlar...
Karşınızda kızımın doğum günü hediyeleri Pamuk prenses ve prensi :)







Siz de doğum gününüz vb. özel günleriniz için böyle bir hediye düşünürseniz, lütfen mesaj atın, sizin için de hazırlayayım :))





10 Eylül, 2014

Baykuşlarım

Geçen yazımda baykuşlar nereye uçuyor diye yazmıştım. Elimdeki projeden ipucu vermek için yapyığım baykuşları resimlemiştim size. O baykuşlar uçtu uçtu ve sonunda bir havlunun ucuna kondu :)

Baykuşlarıma çerçeve ördüm, sonra hepsini birleştirdim, kenarlarına ufacık bir oya geçtim ve havluya diktim. Dikerken biraz zorlandım, ilk defa bu tür bir şey yaptığım için, örmekten daha çok zaman harcadım ama onu da yaptım .




Nasıl olmuş sizce havlum??

Model Tecendo Artes blogundan, uzun zamandır arşivde bekleyenler arasından. Ben lif iplerini kullanarak ördüm, tığım da lif için uygun olan 8 numara tığ idi. Proje  sonunda elde ettiğim tecrübe, lif ipi çok uygun değil böyle bir iş için ve tığ da çok ince kaldı. Belki etamin yünü denilen iplerle ve ya ince merserizelerle çok daha iyi sonuç elde edilebilir.



Biz kullanmaya bile başladık havlumuzu...Yapmak isterseniz Tecendo Artes'i mutlaka ziyaret edin.

Yeni bir projede görüşmek üzere :)


06 Eylül, 2014

Baykuşlar nereye uçuyor??

Eylül ayı da geldi... Severim Eylül ayını, çocukken okullar açıldığı için severdim (evet ben okula gitmeyi seven çocuklardandım ), sonbaharın ilk ayı olduğu için severdim, bir başka güzeldir sonbahar çünkü...Ve benzer bir çok nedenden severim Eylül'ü...Belki bu yüzden kızımın adı Eylül :) 

Bu ay benim için oldukça yoğun geçecek. Uzun zamandır evin boyası, pencerelerin PVC yapılması gibi tadilat işlerini erteliyorduk, önümüzdeki haftalarda bunları yaptıracağız, planlandı, beklemedeyiz. Bir de minik prensesim kreşe başlayacak, onun koşuşturması olacak...Biraz hareketli, yorucu bir ay olacak benim için.

Ama örgülere devam, hatta beklemede olan diğer hobilerime, projelere de devam. 

Elimde hala yarım bir çok işim var,  ufak tefek şeyler sokuyorum araya, baykuşlarda bunlardan biri.




Dün Eylül öğle uykusuna yatınca bir şeyler öreyim dedim, ne örsem derken bu cici baykuşlar çıktı ortaya.Peki bu baykuşlardan ne olacak? Nerede kullanacağım bunları?? Onu da bir sonraki yazımda anlatayım size.

Bu arada size balkonumda yetiştirmeye çalıştığım bir çiçeğimi göstermek istiyorum, begonvil ! "Aaa nasıl olur koskoca sarmaşıktır o nasıl yetiştireceksin" diyeceksiniz. Seradan alırken satıcı bana bu büyümüyor, dallar uzadıkça saksıya geri sokun, bodur kalacaktır dedi...Hep birlikte göreceğiz. Benimki henüz çok küçük ama saksısı küçük gelmeye başladı, değiştirmem gerekiyor. Şu sıcaklar biraz azalsın da telef etmeden değiştireyim.




İleride büyümüş halini de paylaşırım sizlerle...

08 Ağustos, 2013

Şeker gibi bir Bayram olsun!

Bu yazımı bayramdan bir kaç gün önce hazırlıyorum sizlere; kısmetse hafta başı yola çıkacağız, memlekete, orada yazamam bayramızını kutlamadan olmaz diye düşünürek...

Bayram kutlaması yazıma resim ekleyeyim ama ne ekleyeyim klasik bir şey olmasın, benden birşey olsun diye düşünürken daha önce gördüğüm, bir ara yaparım diye arşive attığım bu şekerler aklıma geldi. akşam Eylül uyuduktan sonra oturdum, bir kaç tane hazırladım hemen..Ertesi gün daha ben resimleyemeden Eylül şekerlerle oynadı ve biraz kirletti :)) Lekeli lekeli resimlemek zorunda kaldım..




Ben bu şekerleri yaparken çok keyif aldım, size de bu şekerler gibi keyifli, huzurlu, güzel bri bayram dilerim.
İyi bayramlar !

02 Ağustos, 2013

Cuma Projelerine Dönüş-3 Yapraklı Lif

Herkese merhaba, yine uzun aralar vererek yazıyorum. Hayat o kadar hızlı gelişiyor ve Eylül o kadar hareketli ki ben her ikisinin de hızına yetişemiyorum, geride kalıyorum, yorgun düşüyorum. Elimde örgülerim ya koltuğumda uyukluyorum, ya da sürüne sürüne "ama daha örmem gerek :(" diye yatağa gidiyorum. Bitenler için " şu şalı şu gün gerdireyim, şunun anlatımını şu gün hazırlayayım" diye planlar yapıyor, "şu gün" bittip yatağa girdiğimde hiçbirini yapamadığımı farkediyorum. Nasıl böyle oluyor, neden zaman yetmiyor, gün nerde başlıyor ve neden bu kadar çabuk bitiyor inanın çoğu zaman anlamıyorum.Neyse lafı uzatmadan ve Eylül uyanmadan yazımı hazırlayayım yoksa yine gün bitecek ve ben "yazı yazacaktım ben yaaaa! " diye sayıklayarak uykuya dalacağım :)

Bundan bir kaç ay önce Cuma Projeleri yazılarım vardı, her cuma hem blogumda hem de Hanımelim' de bir lif tarif ediyordum. Bir süre önce Sevim Abla (kendisini Hobilerim ve Ben olarak takip edebilirsiniz) ile sıcaklardan sadece ufak tefek şeyler örebildiğimizi, liflere takıldığımızı ve hani şu "lahana lifler" var ya onlardan örüp durduğumuzu konuşmuştuk. Sonra da haydi hep beraber örelim diye bir karar aldık, ben de en kısa zamanda sizlere elimdeki modellerin (zira bu liflerin bir kaç çeşidi var) anlatımını hazırlayayım demiştim. Tüm bunları nerede konuştuk ve nerede karar aldık diye sorarsanız, Hanımelim sitesinin Facebook grup sayfasında. Facebook'a  yolunuz düşüyorsa, siz de katılın aramıza. 
Neyse ben en kısa zamanı uzattıkça uzattım ve kısmet bugüneymiş, sizlere güzel bir lifin nasıl örüleceğini elimden geldiğince adım adım anlattım. Lifin yapılışı hakkında ne yazık ki elimde bir tarfi yoktu, bakarak ordan burdan bulduğum kısıtlı resimlerle elimden geldiğince ördüm, o yüzden nasıl yapıldığını bilenler, "aaa yanlış anlatmış, bu böyle değil" demesinler, bu benim yorumum, benim yapış tarzım.

Şimdi gelelim yeni lifimize, bir yerde adını 'üç yapraklı lif ' olarak anmışlar, ben de bu life Üç yapraklı Lif diyeceğim. Bu lifi örmek için, 2 renk lif ipine, 8 no tığa ihtiyacınız olacak. Haydi başlayalım:

6 zincir çekin, halka yapın. Bu halkanın içine aralarında 3 er zincir olacak şekilde 6 tane fıstık yapın. Hemen belirtmek istiyorum, bu lifin tabanını örerken her fıstığı 2 kez ip toplayarak yaptım, daha yumuşak oldu, ama biraz tok bir lif istiyorsanız 3 kez ip toplayarak fıstık yapın. 1. sıramız bitti.


2. sıra; her bir fıstığın tepesine alttaki resimdeki gibi önce bir fıstık sonra bir fıstık ilk yaptığımız fıstığın tepesine, kapatmadan, bir fıstık ilk fıstıkla aynı yere olacak şekilde 2 fıstık yapın.Tüm sırayı aralarda 3 zincir çekerek bu şekilde tamamlayın.



3. sıra; alttaki ilk resimdeki gibi tek fıstık yapın alt sıradaki ilk fıstığın tepesine. Sonra sırayla önce ilk yaptığımız fıstığın tepesinden, sonra dibinden sonra da alt sıradaki 2. fıstığın tepesinden ip toplayıp 3 ayrı fıstık yapıyoruz (2. resimdeki gibi). 3nü bir kapatıyoruz.





Sonra en son yaptığımız fıstıkların tepsinden bir fıstık, ve resimde görüldüğü gibi dibinden bir fıstık yapıyoruz. İki fıstığı birlikte kapatıp altıgenimizin ilk köşesini tamamlamış oluyoruz. 3 zincir çekip yandaki köşeye geçiyoruz. Aralarda üç zincir çekerek her köşeyi ilki gibi yapıp tüm sırayı tamamlıyoruz.


Bu şekilde toplam 9 sıra  örüyoruz (benim ipim yetmeyecek gibiydi 9 sırada bitirdim, ama siz isterseniz 11 sıra yapabilirsiniz).

Altıgenimiz tamamlanmış oluyor, şimdi sıra 3lü yapraklarımızı yapmaya geldi.


Ben daha rahat resimleyebilmek için en son sıradan başladım yapmaya, ama siz ilk sıradan, göbekten başlayabilirsiniz yapmaya. 2 rengimizle yapacağız ilk yapraklarımızı, bunun için, altıgenin köşelerinin herhangi birinden 3 zincirden hemen sonraki ilk fıstığın tepesinden başlayın. Ben resimlerken ilk yaprağımı değil daha net olsun diye 3. yaprağımı resimledim. Bir fıstık yapın, burada biraz dolgun görünsün diye 3 defa ip toplayarak veya 4 defa yaın fıstıklarınızı, ben 3 defa topladım ip.



 Bir fıstık yapıyoruz, fıstığın tepesine arka arkaya 2 örümcek yapıyoruz.Bu örümcekleri fıstığımızın tepesine sabitliyoruz. Tekrar arka arkaya 2 örümcek yapıyoruz. Bunu da fıstığımızın tepesine sabitliyoruz. Bir kez daha arka arkaya 2 örümcek yapıp bunu da fıstığın tepesine sabitliyoruz. İşte o üç yaprağımız böylece oluşuyor.




Sonra bir örümcek yapıp, resimde gördüğünüz gibi bir sonraki fıstığın tepesine sık iğne ile sabitliyoruz. 


Bir örümcek daha yapın ve bir sonraki fıstığın tepesine bir tane fıstık yapın. Bu yeni yaprağımızı yapacağımız fıstık oluyor.


Bir önceki 3 yapraklı fıstık gibi bir fıstık daha yapıyoruz. Tüm adımları tekrar edip sıra sonuna kadar yapraklı fıstıklarımızı yapmaya devam ediyoruz. Alttaki resim gibi bir sonuç elde edeceksiniz sıranın sonunda.




Şimdi bir alt sıraya geçiyoruz. Bu sefer ana rengimizi bağlıyoruz (bende beyaz). Beyaz pek net görünmez diye size bu sırada resimleme yapmadım, maviye geçince daha net görürsünüz fıstıkları nereye yapacağımızı diye bir sonraki sırada resimleme yaptım.

Beyaz bitince lifim bu şekilde oldu:

Ve 3. sıra tekrar maviye geçtim, alttaki reismlerde size fıstıkları ve örümcekleri nereye yapacağınızı göstermeye çalıştım, umarım anlaşılır olmuştur.



Bu şekilde her sırada renk değiştirerek lifimizi örmeye devam ediyorsunuz. Veeee sonuç:





Ben pek beğendim bu lifi, en kısa zamada rengarenk bir tane örmek istiyorum, her sırada bir başka renk olacak şekilde....

Umarım anlaşılır bir şekilde anlatmışımdır. Örecek herkese kolay gelsin :)