28 Mart, 2014

Bahar mı geldi??

Bahar mı geldi?? Emin değilim.Bir sabah kalkıyorum hava günlük güneşlik, kombiyi kapatıp, kapı pencere açıp evi havalandırarak geçirebiliyoruz günü. Çok değil ertesi sabah kalkıyorum, hava kapalı, kapıyı, pencereyi açtığımda buz gibi esen rüzgarla karşılaşıp "bugün de az havalansın ev" deyip kapatıyorum, kombiyi hemen eski konumuna getirip, bir de hırka giyip öyle oturuyorum...O yüzden hala emin değilim baharın gelip gelmediğinden....

Balkonumdaki çiçekler güneşli günlerin hatrına gülümsüyorlar bana...Menekşelerim kışın ayazına inat ayakta kaldılar, şimdi cıvıl cıvıllar...




Çuhalarımı bir kaç hafta önce aldım, çiçekleri solmaya başlamış yavaş yavaş ama hala göz kamaştırıcılar...







Bu çiçeğime biz sümbül şemai diyoruz. Çuhalarla birlikte almıştım. Bu arada çiçeklerimi son zamanlarda Ankara'da oturanlar bilir, Karşıyaka Mezarlığının karşısındaki seralardan alıyorum.Çiçek alışverişi için harika bir yer, tavsiye ederim.






Ve örmekte olduğum şalım. Elimdeki bir çok projenin yanısıra bu tığ işi şalı örüyorum. Güzel haber bitmesine çok az kaldı. Şalım Cate's Wrap, ben zevk alarak örüyorum ama elimde çok oyalandı, araya bir çok yeni proje girdi. Son 2 yaprağındayım, bir terslik olmazsa bugün biter  (son 2 haftadır böyle diyorum kendi kendime :)) ).



Ben örmeye devam edeyim, bitmesi gereken bir çok yarım projem var...Görüşmek üzere!

25 Mart, 2014

Bu Haberi Okumadan Sigorta Yaptırmayın!




Bir süredir iletişim çalışmaları çok dikkatimi çeken bir sigorta firmasından bahsetmek istiyorum bugün. Sigortanın kolay hali sloganıyla piyasaya çok hızlı bir giriş yapan Generali Sigorta’nın özellikle Zorunlu Trafik Sigortası’nda ve kasko poliçelerinde %70’e varan indirimleri ilgimi çekti. Blogda yazmak üzere biraz inceledim ve sadece kampanya olarak değil, tüm hizmetlerinin gayet memmuniyet verici olduğunu gördüm.


Bu arada piyasaya hızlı giriş dedim ama Generali 1831 yılında İtalya’da kurulmuş ve aslında 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Adını elbette duymuştum ama ancak bugün yazabiliyorum.


Zorunlu Trafik Sigortası’nda %70’e varan indirimleri dışında Prestijli Kasko’larını da çok beğendim. Sigorta sektöründe bir ilk olarak, herhangi bir kaza anında sunduğu yol yardım hizmeti ile lastiğiniz patladığında ücretsiz lastik değişimi veya aracınızın yakıtı bittiğinde   Yapılan kaza sonrası acil bir noktaya yetişmeniz gerektiğinde yol yardım hizmetleri ile taksi ücretinizi dahi karşılıyorlar. Aracınız tamir edilirken 5 gün süreyle, size özel bir araç bile veriyorlar. Bence bu özel danışmanlık ve 7/24 destek hizmetleri şehir hayatının olası zorluklarını da hafifletiyor.


Bir de Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünleri var. Mini Kasko, 1 çarpışma hasarını 2 bin TL’ye kadar kapsayan düşük fiyat kategorisindeki bir ürünmüş. Daha yüksek bir sigorta teminatı tercih edenler için bu tutar, Mini Kasko Ekstra ürünü ile 2 çarpışma hasarı ve toplamda 50 bin TL’ye kadar çıkabiliyormuş. Tüm bu hizmetler için ayrı ayrı teklif alıp, satınalım yapabiliyor olmak ise harika. Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünlerinin fiyatları sabit. Zorunlu Trafik Sigortası içinse teklifler size ve arabanıza özel yapıldığı için indirimler kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu yüzden teklif alırken yaşınız, arabanızın yakıt türü gibi etmenler de önemli oluyor. Siz artık sitesinden aracınıza en uygun sigortayı detaylarıyla incelersiniz.





Generalinin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’ten veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif alabilirsiniz. Bu arada Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alırsanız size kişisel sigorta danışmanı atıyorlar. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor.


Eh daha ne olsun:)


1 dakikada teklif alıp indirim kazanmak isterseniz, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edin derim.


1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Mart, 2014

Kış bitiyor ama...

Kış bitti bitecek, gerçi bitiyor dedikçe havalar soğuyor...Tüm kış yağmayan kar 2 gündür ara ara kendini gösteriyor. Ben de bunu fırsat bilip belki geç değildir diye ördüğüm bereleri ekledim Facebook'daki satış sayfama. Etsy dükkandan sonra artık Facebook'da da bir dükkanım var. Hemen sizinle paylaşayım; Stitchland Dükkan 

Efendim bu bereleri çook büyük zevkle ördüm, kendimi frenlemesem daha da örerim. Model çok güzel, bana bere hiç yakışmaz ama inanın ben bile giymekten zevk aldım, kendime yakıştırdım.

Elimde bu iki rengi var ama istediğiniz renkte örebilirim. Fiyat bilgisi için Stitchland Dükkan'a ve ya mail adresime mesaj atmanız yeterli.



18 Şubat, 2014

Bir Etkinlik Hatırası

En son Eylül'üm doğumgününü kutlamış ve sonra yine sessizliğe gömülmüşüm...

Aslında yazacak çok şey, payalşılacak devam eden ve bitmiş bir çok proje var. Ama bir türlü program yapıp, düzene koyup paylaşamıyorum, yazamıyorum.

Gerçi çok telaşlı, koşuşturmalı son bir ay geçirdim. Gündüzüm geceme karıştı diyebilirim.Hemen anlatayım; Sibel Hoşcan Gönen isimli, yüreği çok güzel, paylaşmayı, destek olmayı ve bir şeyler yapmak için çaba göstermeyi seven çok hoş bir hobiseverin girişimiyle 13-14-15 Şubat günlerinde Nazım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Sevgiyle Üretilmiş El Emekleri Şenliği düzenlendi.Cumartesi günü (15 Şubat) ben ve kardeşim kendi yaptıklarımızla bu şenliğe katıldık. Kardeşim kanaviçeleri ile ben ise örgülerimle.

Katılmaya karar verdikten sonra hummalı bir hazırlanma süreci geçirdim zira bir çok örgüsever gibi ördüklerimi hediye etmek gibi bir alışkanlığa da sahibim. Katılmaya karar verdiğim gün elimde neler var, standıma neler koyabilirim diye evdekileri kurcalayınca 3 lif, 2 şal buldum :)) Ve hemen yeni projelere başladım. Bu arada sevgili Nilgün sayesinde Facebook' da bir dükkan açmaya, sevgili Nazlı sayesinde ise 2009 yılında açmış olduğum Etsy dükkanıma bir şans daha vermeye karar verdim. Böyle olunca yapılması gereken çok iş, örülmesi gereken çok şey oldu.

Şenlik günü geride kaldı (bu arada yazmadan edemeyeceğim, harika bir gün geçirdik, çok eğlendik, zamanın nasıl geçtitğini anlamadık. Tüm yorgunluğa, telaşa değdi. Ve en güzeli bloglarından, diğer forumlardan tanıdığım bir çok arkadaşla tanışma fırsatı edindim. Harikaydı!). Şimdilik dinleniyorum, ama yakında şenliğe hazırladığım ürünlerimi sizlerle paylaşacağım. Ve şu an boş olan dükkanlarımı dolduracağım.

Sizlere şenlikten bir kaç resimle iyi günler dilemek istiyorum.


26 Aralık, 2013

İyi ki Doğdun !

Uzun bir zaman yazmadan geçti. Ne zaman evimdne uzaklaşsam, dönüşümde bloguma yazı yazmaya ara veriyorum. Sanırım toparlayamıyorum kendimi, düzenimi yeniden kurmam zaman alıyor...
Bu sefer size yokluğumda neler yaptım, neler bitti neler başladı diye yazmayacağım. Sadece gece yarısı saat 02:10 da içimden geldi bloguma yazmak...Yazıyorum işte :) 

Aslında sizlerle paylaşmak istediğim ufacık bir şey var; bundan tam 2 yıl önce bir pazartesi sabahıydı, yine günlerden 26 Aralık, heyecanla hastane yoluna düşmüştük, eşim kardeşim ve ben. Hayatımın en güzel günü, en heyecanlı bekleyişi ve en muhteşem kavuşmasıydı o gün benim için. Minik prensesim, annesinin bir tanesi, sevgilim, aşkım, herşeyim, Eylül'üm aramıza katıldı o gün. Hastanede ilk gördüğümde deli gibi tutuldum ben kızıma...Kucağıma aldığımda herşey, hayatım, geleceğim, geçmişim silindi, yeniden yazılmaya başladı. 
2 yıl önce bugün ben Eylül ile birlikte sanki yeniden doğdum. 


Eylül'ün oyun odası- çalışma odam- oturma odamız 'ın her yerinde onun oyuncakları, kitapları, masası, ondan bir şeyler var...Kokusu odaya, eve sindi. Eşim de ben de ondan öncesini hatırlamıyoruz gibi :)

Yazıma başlarken aklımda yoktu bunu paylaşmak ama içimden geldi birden yazmak istedim.


İyi ki doğdun minik prensesim, canım kızım....Seni anlatamayacağım kadar çok seviyorum.

Not: ilk resim hastaneden, ben telaşla hediye gelen erkek zıbınlarını çantaya, hem de en üste koymuşum, kardeşimde telaşla eline ilk gelenleri giydirmiş. Kızım bu resminde erkek bebek gibi görünüyor :)